DUYGUSAL ÖZÜRLÜLÜK…

Bugün tek elimizle yemek yiyelim… Ya da iki elimizin olmadığını düşünerek birisinin bize yemek yedirmesini bekleyelim…

Bugün tek ayağımızla top oynamaya çalışalım… Ya da iki ayağımızın olmadığını düşünerek birisinin bize top oynatmasını bekleyelim…

Bugün tek gözümüzü kapatalım… Ya da iki gözümüzün olmadığını düşünerek birisinin bize yol tarif etmesini bekleyelim…

Bugün tek kulağımızı kapayalım… Ya da iki kulağımızın olmadığını düşünerek birisinin bize bir şeyler söylemesini, elleriyle işaret ederek anlatmasını bekleyelim…

Bugün engelliler için ayrılmış yolların önüne aracımızı park ederek onların o kaldırımdan tekerlekli sandalye ile nasıl ineceğini hayal edelim…

Bugün herkese engelli taklidi yapalım… Yaptınız mı? Ne, Allah korusun mu? Allah korur da, kul ne yapar? Kul; kör der, topal der, deli der, sağır der, sakat der… Ama bilmez ki aslında her sağlam insan bir engelli adayıdır

Şevket Çavdar 27 yaşında bir engelli, iki bacağı ve iki kolu yoktu… Hayali, ayaklarının yere basmasıydı…

Ertan Kurmuş 36 yaşında bir engelli hareket kabiliyeti kısıtlı olduğu için… Babası her yere sırtında taşıyordu… Şimdi, babası artık yaşlandığı için evinin balkonuna vinç sistemi kurarak oğlunun hapis hayatı yaşamasına izin vermedi…

Ve engelliler ikiye ayrıldı…

Neden ben? Diyenler…

Buna da şükür, diyenler…

Yaşam standartlarına bakıldıkça riskli bir yaşamımız var. Her an, ne olabileceğini bilemiyoruz. Bir kaza sonucu bedensel bir engelli olma ihtimali yüzde kaç?

 

Bu hayat çok zor, her şey aynı, değişik hiç bir şey yok diyenler aslında bana göre engellilere duygusal bir özürlülükle bakanlar… Bir hayatımız var, yani bir sınavımız… Ve önünüzden tekerlikli sandalye ile geçen bir kişi düşünün, size resmen bu hayatın bir sınav olduğunu söylüyor, şükrediyor…

 

Engelli olmak da bir engel değil bu yaşam için… Ama bu engelin önüne bir engel de sen koyarsan işte bu bir engeldir… Ve en şiddetli engel başlıktaki gibi duygusal özürlülüktür…

Bu insani değerlerden yoksun olan kişilerin, bu hayatta ki engellerinin ne olabileceğini tahmin etmeleri gerekir… Ve benim duygusal engelliler hariç önlerinde saygıyla eğildiğim insanlardır engelli insanlar… Güzel günler göreceksiniz, İnşallah…

 

*                      *                      *

Bir kişiye gerçekten yardım etmek istiyorsanız ona balık tutup vermeyin,balık tutmasını öğretin.Balık vererek bir öğün,balık tutmasını öğreterek bir ömür karnını doyurabilirsiniz…

                                                                                                         Konfüçyüs

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir